Süleymaniye Camii

suleymaniye_cami_1
Galata Kulesinden Süleymaniye Camisinin Görünüşü

Süleymaniye Camii, (I. Süleyman) Kanuni Sultan Süleyman adına 1551-1558 yılları arasında İstanbul’da Mimar Sinan tarafından inşa edilen camidir.
suleymaniye_cami_2
Rivayete göre Kanuni Sultan Süleyman günün birinde mimarbaşı Mimar Sinan’ı huzuruna çağırarak bir cami yaptırmak istediğini ve onu bu işle görevlendirdiğini söyler. Ne var ki Kanuni, caminin nereye yapılacağı yer konusunda kararsızdır ve istiareye yatar. Rüyasında Hz. Muhammed (S.A.V)’i görür ve Hz. Muhammed(S.A.V) Kanuni’yi boş bir arsaya götürerek caminin oraya yapılmasını ister, camiyi tarif eder.
suleymaniye_cami_3
Ertesi sabah Mimar Sinan’ı tekrar huzuruna çağıran Kanuni, onu rüyasında kendisine gösterilen boş arsaya götürerek caminin oraya yapılmasını buyurur. Mimar Sinan aldığı buyruk üzerine yapacağı caminin planını Kanuni’ye anlatmaya başlar ki, Kanuni hayretler içerisinde kalmıştır. Zira Mimar Sinan’ın tarif ettiği cami, Kanuni’ye peygamberin anlattığı caminin birebir aynısıdır. Kanuni’nin, “Mimarbaşı, sanki önceden caminin planlarını hazırlamışsın gibi anlatıyorsun” sözüne Sinan’ın yanıtı şöyle olur:
“Evet Sultanım, Peygamber Efendimiz size tarif ederken ben de arkanızdaydım…”
suleymaniye_cami_4
Süleymaniye camiinin 4 minaresi vardır. Bunun nedeni Kanuni’nin İstanbul’un fethinden sonraki dördüncü padişah;
bu dört minaredeki on şerefinin de Osmanlının onuncu padişahı olduğunun bir işaretidir. Bu minarelerin camiye bitişik 2 tanesi 3’er şerefeli ve 76 metre yüksekliğinde, cami avlusunun kuzey köşesinde son cemaat yeri giriş cephesi duvarının köşesinde bulunan diğer 2 minare ise 2’şer şerefeli ve 56 metre yüksekliğindedir.
suleymaniye_cami_5
Süleymaniye Camii Klasik Osmanlı Mimarisinin en önemli örneklerinden biridir. Yapımından günümüze dek İstanbul’da birçok deprem gerçekleşmesine karşın, caminin duvarlarında en ufak bir çatlak oluşmamıştır.
Cami, içindeki kandil islerini temizleyecek hava akımına uygun inşa edilmiştir. Yani cami içinde,yağ lambalarından çıkan islerin tek bir noktada toplanmasını sağlayan bir hava akımı oluşturulacak şekilde inşa edilmiştir.Camiden çıkan isler ana giriş kapısının üzerindeki odada toplanmış ve bu isler mürekkep yapımında kullanılmıştır.
suleymaniye_cami_6
Caminin avizesinde çürümüş deve yumurtası asılıdır. Çürümüş deve yumurtası insanların algılamadığı ancak örümcek, akrep gibi zararlı haşereleri rahatsız edip uzaklaştıran koku salgılar.
suleymaniye_cami_7
Bu camide, Caminin bir noktasında çıkan ses sağlı sollu önlü arkalı her noktasına aynı anda ulaşabiliyor. Mimar Sinan Anadolu’dan turşu küpleri getirtir ve içi boş 65 küpü ağızları aşağıya bakar vaziyette ana kubbenin etrafındaki duvarlara yerleştirip küplerin aralarını da yumurtanın akıyla sıvatır.
Cami inşa edilirken, Sinan’ın mihrapta nargile içtiği söylentisi yayılır. Söylenti padişaha kadar ulaşır. Kanunî Sultan Süleyman, bu söylenenlere inanmak istemese de bir gün ansızın inşaata baskın yapar. Bakar ki, Mimar Sinan gerçekten mihrapta nargile tokurdatıyor.
suleymaniye_cami_8
“Mimarbaşı, camide nargile içilir mi, sen bu işi yapmazdın, nedir bunun hikmeti” diye sorar. Mimar Sinan şöyle cevap verir: “Sultanım, dikkat edin nargilemde tömbeki, tütün yoktur. Sadece suyun fokurdamasından meydana gelen sesin cami içerisinde dağılımını kontrol ediyorum. Buradaki suyun sesi caminin her tarafına eşit yayılırsa, yarın burada Kuran okuyacak olan hocanın sesi de 60-70 metreye kadar toplanan cemaat tarafından duyulacaktır. İşte bu yüzden, akustiği kontrol ediyorum.”
suleymaniye_cami_9
Caminin temelleri atıldıktan sonra, temelin iyice oturması ve sonradan bir çöküntü olmaması için, inşaata bir yıl ara verilir.Ağır masraflar yüzünden caminin yapımına ara verildiğini zanneden İran Şahı Tahmasp Han, inşaatın devamı için, kıymetli mal yüklü bir kervanı ve içi değerli taşlarla, mücevherlerle dolu bir kutuyla, bu hediyeleri göndermesinin sebebini açıklayan bir mektubu Kanunî’ye yollar.
suleymaniye_cami_10
Bu mektuba ve üsluba sinirlenen padişah, malları elçinin gözleri önünde bahşiş olarak dağıtır ve kutuyu Sinan’a vererek içindeki mücevherleri yapının taşlarına karıştırmasını buyurur. Mimar Sinan, değerli mücevherleri minarelerden birinin taşları arasına maharetle yerleştirir. Güneş ışığında pırıl pırıl parladığı için bu minareye ‘Cevahir Minaresi’ adı verilir.
suleymaniye_cami_11
Geçtiğimiz yıllarda caminin restorasyonu sırasında caminin taşıyıcı kemerlerindeki kilit taşları değiştirileceği sırada kemerlerin arasında gizli bir bölüm ve bu bölümün içinde için de bir kağıt olan şişe bulunmuş.
Uzmanlara inceletilen kağıdın orijinal olduğu belgelenmiş. Bu kağıt parçası bizzat Mimar Sinan’ın imzasını taşıyan bir mektupmuş. Mektupta yazılanlar günümüz Türkçesine tercüme ettirilince ortaya söyle bir metin çıkmış:
suleymaniye_cami_12
“Her kim bu tas eskidiğinde yenisiyle değiştirmek isterse eski taşın yerine takılacak. Yeni kilit taşının iki tarafından yağlı iple taşı bir taraftan sokup öteki taraftan çeksin ve sonra ipin dışarıda kalan kısımlarını kessin”
Koca Sinan’ın kademe kademe, kilit taşının nasıl değiştirileceğini anlatması sayesinde kilit taşları değiştirilmiş
1-suleymaniye
Galata Köprüsünden Süleymaniye Camisinin Görünüşü

Kışın en soğuk aylarda cami içinin sıcak, en sıcak aylarda da yayla gibi serin olmasının caminin diğer önemli özelliğidir. Bunu sağlayan sistem ise caminin avlusunda herkesin şadırvan diye bildiği, ancak şadırvan olduğuna
delalet eden kurna ya da benzer bir şeyin bulunmadığı bölümdür.” Denilir ki, bu caminin kombi sistemi odur’
suleymaniye_cami_14
Haliç Metro Köprüsünden Süleymaniye Camiinin Görünüşü

suleymaniye_cami_15
Minarelerin uzun ve kısa düzenlenişi, ana kütleyle beraber yapıya modüler sistemde piramidal bir görünüm kazandırır. Uzaktan bakıldığında, birbiri üzerinde göklere yükselen bir merdiven gibi duran bu orantı ustalığı, Hıristiyan öğretide, “Yakub’un Merdiveni” ile anlam bulur.
suleymaniye_cami_16
suleymaniye_cami_18
Eminönü’nden Süleymaniye Camisinin Görünüşü

suleymaniye_cami_17
Galata Kulesinin Merdivenlerindeki Pencereden Süleymaniye Camisinin Görünüşü

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir


*