Yeni Camii

yeni_cami
İstanbul’da 1597 yılında Sultan III. Murat’ın eşi Safiye Sultan’ın emriyle temeli atılan ve 66 yıl sonra 1663’te zamanın padişahı IV. Mehmet’in annesi Hatice Turhan Sultan’ın büyük çabaları ve bağışlarıyla tamamlanıp ibadete açılan camidir.
yeni_cami_2
Mimar Davut Ağa tarafından yapılmaya başlanmış, Mimar Dalgıç Ahmed Ağa devam ettirmiş ancak dönemin mimarbaşısı Mustafa Ağa tarafından IV. Mehmed zamanında bitirilebilmiştir.
yeni_cami_3
O zamanlar caminin önündeki meydan yoktu; cami, hemen deniz kenarındaydı ve zeminin sağlamlaştırılması lazımdı (meydan çok daha sonraları deniz doldurularak genişletildi). Büyük Sinan’ın kalfası Davud Ağa, temelden su çıkınca tulumbalar koydurup suyu tahliye etti, sonra kazıklar çaktırdı. Ağır masraflar neticesinde taş temel, bugünkü seviyesine kadar yükseltilip oturmaya terkedildi.
yeni_cami_4
Bu süreçte sayısız yangın ve deprem gören cami, 1660 yılında yaşanan ve 49 saat süren büyük İstanbul yangınında tamamen yok oldu.
yeni_cami_5
Yangından 2 sene önce mecburen tahta geçen padişah IV. Mehmed’in bu sırada 8 yaşında olmasında dolayı annesi Hatice Turhan Sultan onun adına hüküm sürmekteydi. Yangın yerini gezen Hatice Sultan, Bahçekapısı civarında küller arasındaki cami temelini görünce,kendi servetinden beş bin kese ( bir rivayete göre 40 bin altın) harcayıp çalışmaları başlatarak, bitirilmesinde büyük emek harcamıştır.
yeni_cami_6
Valide Sultan Camii olarak bilinen camide, Hızır Aleyhisselam’ın Sultan II. Mahmut (1808-1839) zamanında yatsı namazını bu camide kıldığı söylenirmiş.
Bu olayı duyan ve Hızır Aleyhisselamı görmek isteyen yaşlı bir kadın,kocasına durumu bildirip, ondan izin alarak yatsı namazına Yeni Câmî’ye gitmiş. Namaz çıkışında, avluda bir kenara çekilmiş ve başlamış çıkanlara dikkatli dikkatli bakmaya. O çıkanları tâkip ederken, karşısından bir yaşlı amca çıkagelmiş…
yeni_cami_7
-Neye bakarsın hâtun?
-Dediler ki, bu câmîde her gece Hızır Aleyhisselâm görünürmüş. Onu görmeye geldim.
-Peki onu görsen nasıl tanıyacaksın.?
-Bilmem!
yeni_cami_8
-O zaman buradan geçse, sen onu tanıyamazsın.
-Doğru, nasıl da akıl edemedim.
-Bak öyleyse, sana onu nasıl tanıyacağını öğreteyim.
-Olur.
yeni_cami_9
-Arkamdaki câmîyi görüyor musun?
-Evet
-Işıklarına bak. Söndü mü şimdi?
-Aaa evet, söndü.
-Şimdi bir daha bak, ışıklar tekrar yandı mı?
-Evet şimdi de yandı.
yeni_cami_12
-Peki öyleyse. İşte aynı böyle, arkasında duran câmînin ışıklarını olduğu yerden kıpırdamadan yakıp söndüren birisini görürsen, işte o Hızır’dır.
-Anladın mı?
-Anladım..
yeni_cami_11
Hay Allah râzı olsun, demiş ve kadın beklemeye devâm etmiş. Fakat herkes dağıldığı halde, târife uygun kimse çıkmamış. Bizimki de mahzun eve dönmüş. Kocası sormuş;
-Gördün mü Hızır Aleyhisselâm’ı?
-Yok, göremedim.
-Vah vah, boşuna gittin desene,
-Olsun, göremedim ama, nasıl görülür çok iyi öğrendim..

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir


*